Türkiye'de Tarım

Türkiye, 78 milyon hektar yüzölçümü ile Akdeniz’in doğu kesimi ve Asya’nın güney-batı bölgesinde yer almaktadır. Bu alanın %26’sını ormanlar, %16’sını çayır ve mer’a alanları, %35’ini tarım alanları oluşturmaktadır.
Türkiye; yazları sıcak ve kurak, kışları uzun ve soğuk iklimi yanında, her mevsim sürekli yağış olan nemli bölgeleri olduğu gibi, Akdeniz’in yarı tropik ılıman iklimine de sahiptir. Bu coğrafik yapı ve uygun ekolojik koşullar nedeniyle, tarımsal üretimde miktar ve ürün çeşitliliği yönünden büyük ve seçenekli bir potansiyeli vardır.
Ortalama yıllık 643 mm. yağış alan Türkiye’de, uygun su kaynağı olarak 14 300 km2 göl ve nehir alanları bulunmaktadır. 28 milyon hektarlık tarım arazisinin, ekonomik olarak sulanabilir özellikte olan 8,5 milyon hektar alanın, ancak 4,7 milyon hektarı sulanabilmektedir. Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) tümüyle devreye girmesiyle 1,7 milyon hektarlık ek alan sulamaya açılmış olacaktır.
Türkiye, tarım alanında dünyadaki gelişmeleri ve Avrupa Birliğine üyelik sürecinde Türk tarımının Ortak Tarım Politikası (OTP)’na uyumu da göz önünde tutulduğunda, kaynakların etkin kullanımı ile; ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası gelişmeler boyutuyla, gıda güvenliği ilkesi çerçevesinde, artan nüfusun dengeli, yeterli, sağlıklı ve ekonomik beslenmesini esas alacak şekilde, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünü oluşturacaktır.
Bugüne kadar uygulanan destekleme politikaları ile, üretici gelirinde arzu edilen istikrar sağlanamamış ve mevcut politikalar süreç içerisinde başlangıçta sağlanan etkinliğini yitirmiştir. Bu olumsuzlukları gidermek amacıyla, 2001 yılında çiftçi gelirini artırmaya yönelik doğrudan gelir desteği uygulaması başlatılmıştır. Bu uygulama ile, devletin ürün fiyatlarına müdahalesi yerine, üretimin arz ve talep doğrultusunda gerçekleşmesini ve fiyatların serbest piyasa koşullarında oluşmasını sağlayacak politikalar devreye sokularak, üreticinin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve istikrar amaçlanmaktadır.
Çiftçi Kayıt Sistemi, Tapu-Kadastro Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemi ve Çiftlik Muhasebe Veri Ağının Geliştirilmesi ve Tarım Bilgi Sistemi kurulması yönünde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Tarım ürünlerine yönelik sigorta sistemi, ürün borsalarının geliştirilmesi ve vadeli işlemler borsası oluşturulması, sivil örgütlenme, sözleşmeli tarım ile stok yönetimi araçlarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve etkin şekilde uygulamaya konulmasına ilişkin hukuksal altyapı çalışmaları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarca sürdürülmektedir.
Türkiye, mutlaka tarımsal alandaki yeniden yapılanmayı gerçekleştirecektir. Tarımsal araştırma kuruluşlarını etkili şekilde kullanarak, çeşitli kurum, kuruluş ve üniversiteler tarafından yapılan araştırma faaliyetlerinin koordinasyonu sağlanarak, bu hizmetlerin araziye, yani üretime yansıtılması gerekmektedir. Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, işleme sanayiinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte üretimin yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.
Hayvan ıslahı, hayvan hastalıkları ve zararlılarıyla mücadele ile mera ıslahı, kaliteli kesif yem ile yem bitkileri üretimi artırılacaktır. Üretim maliyetini azaltıcı ve teknolojik gelişmeyi hızlandırıcı tedbirler uygulamaya konulacaktır. Su ürünlerinde yetiştiriciliğe ve açık deniz balıkçılığına önem verilecektir. Tarımda başarı, ancak bu faaliyetlerin nitelikli şekilde yürütülmesiyle mümkündür.
Tarım sektörü, ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişmesinde önemli görevler üstlenmiş ve bu görevini günümüze kadar etkin bir şekilde sürdürmüştür. Ancak, uzun yıllar ekonominin temel unsuru olan tarım sektörünün, Türkiye ekonomisi içindeki azalan nispi payını, son yıllarda gelişme önceliği gösteren sanayi, ticaret ve hizmetler sektörlerine bırakmıştır.
Her şeye rağmen ulusal gelirimizin %15’ini ve istihdamın %45’ini oluşturan tarım sektörü; gıdaların üretimi ve beslenme ile doğrudan ilgisi, aktif nüfus ve işgücünün yüksek değerler göstermesi, milli gelire katkısı ve sanayi sektörüne sağladığı hammadde ve sermaye yanında, sağlıklı çevrenin oluşması ve korunması, ekolojik dengenin kurulması ve sürdürülebilirliği açısından, tüm ülke halkını ilgilendirmesiyle, ekonomik ve sosyal bir sektör olma özelliğini korumaktadır.
Türkiye, uygun coğrafik yapısı ve iklim özellikleri yanında, tarımsal üretimde sahip olduğu çeşit ve üretim potansiyeli ile dünya tarımında önemli bir paya sahiptir. Bir çok üründe kendine yeterli ülkeler arasında yer alan ülkemiz; hububat, baklagiller, pamuk, tütün, fındık, taze ve kurutulmuş meyve, sebze, şekerpancarı gibi önemli ürünlerde üretici ve ihracatçı konumundadır.



